TheWellport Travel Seyahat Acentesi Belge No: 14538






Haliç kıyılarının ve sırtlarının benzersiz güzelliğini, renkli tarihi mahallelerini ve saklı hazinelerini keşfeden turumuz.
Tarihi Yarımada’yı, Avrupa yakasının kuzeyinden ayıran uzun ince koyun adı şehrin sakinleri için Haliç olsa da, pek çok Avrupa dilinde bu koyun adı Altınboynuzdur. Bu ismin kaynağını açıklayan rivayetlerden birine göre altın kelimesi, şehrin ilk kuruluşundan yüzyıl öncesine kadar bu koy üzerinden şehre giren ve bu koy etrafında belirgin bir şekilde hissedilen zenginliğe işaret etmektedir. Haliç’in eski zamanlarda Konstantinopolis’in hayat damarı olduğunu ve dünyanın dört bir tarafından gelen egzotik ürünlerin Haliç limanları üzerinden şehre girip, Haliç kıyılarından başlayan pazarlarda satıldığını düşünürsek , bu benzetmenin haklılığını daha kolay anlayabiliriz. Haliç kıyıları ve sırtları aynı zamanda güzellikleri nedeniyle şehrin bir zamanlar en zengin mahallerine ve en farklı bölgelerine ev sahipliği yapmıştır. Bu zengin mirasın kalıntıları bugün Haliç’i, kültür turları için İstanbul’daki en ilgi çekici yerlerden birine dönüştürüyor.
Haliç turuna, Mısır çarşısı ve Galata Köprüsü bölgesinden başlayıp Haliç’in içlerine doğru yolculuğumuza devam ediyoruz. Eski Rum mahallesi Fener ve eski Yahudi mahallesi Balat’ın harap evlerin ve canlı pastel renklerde yeni restore edilmiş tarihi konakların ilginç karışımından oluşan sokaklarını keşfettikten sonra, bölgenin az bilinen ama hayret uyandıran tarihi eserlerini ziyaret ediyoruz. Bizans rönesansı olarak adlandırılan dönemden kalma olağanüstü mozaikleri ve freskolarıyla dünya çapında ilgi gören Kariye’nin detaylı ziyareti ile bölgedeki tarih turumuzu tamamladıktan sonra, Konstantinopolis’in efsanevi surları boyunca ilerleyerek tarihi yarımadayı terkediyor ve İstanbul’un en önemli manzara noktalarından biri olan Pierre Loti tepesine doğru yola çıkıyoruz. Burdan teleferikle indiğimiz Eyüp semtinin mistik havasını deneyimledikten sonra Haliç turumuzu bitiriyoruz.

5-8 saat
8-12 km